Bilmek Başka, Uygulamak Bambaşka
"Yol Boyunca Öğrendiklerim" serisinin ikinci yazısında, iş hayatında birçok sorunun çözümünün aslında bilinmeyen şeylerde değil, uygulanmayan doğrularda saklı olduğunu anlatıyorum. Yurt dışında faaliyet gösteren bir markayla yaşadığım gerçek bir deneyimden yola çıkarak, bilmek ile uygulamak arasındaki farkın neden çoğu zaman başarının belirleyicisi olduğunu paylaşıyorum.
Geçtiğimiz aylarda yurt dışında mağazaları bulunan bir markayla uzun bir toplantı yaptık.
Marka sahibi yaşadığı sorunları anlatıyordu.
Franchise mağazalarının motivasyonu düşmüştü.
Satışlar beklentilerin altındaydı.
Anlattıklarının büyük bölümüne katılıyordum.
Ortada gerçekten çözülmesi gereken problemler vardı.
Toplantının ikinci bölümünde artık sorunları değil, çözümleri konuşmaya başladık.
Mağaza ekipleri için satış eğitimleri planladık.
Müşteri deneyimini güçlendirecek bazı düzenlemeler üzerinde anlaştık.
Bu konuda uzman bir arkadaşımı da sürece dahil ettim.
Aslında yapılacaklar belliydi.
Toplantı bittiğinde içim rahattı.
Çünkü sorunun önemli bir kısmı doğru adımlarla çözülebilecek gibiydi.
Aradan birkaç ay geçti.
Tekrar bir araya geldik.
Konuşmanın ilk dakikalarında tanıdık cümleler duymaya başladım.
Satışlar hâlâ düşüktü.
Franchise mağazaları hâlâ mutsuzdu.
Ve en önemlisi...
Birlikte konuştuğumuz çözüm önerilerinin büyük bölümü hiç uygulanmamıştı.
O gün dönüş yolunda uzun süre bunu düşündüm.
Sonra kendime şu soruyu sordum.
Acaba gerçekten en büyük sorunumuz çözüm bulamamak mı?
Yoksa bildiğimiz çözümleri hayata geçirememek mi?
Zamanla fark ettim ki bu sadece iş hayatında karşıma çıkan bir durum değil.
Hepimizin hayatında bunun farklı örnekleri var.
Daha sağlıklı yaşamamız gerektiğini biliyoruz.
Daha çok kitap okumamız gerektiğini biliyoruz.
Sevdiklerimize daha fazla zaman ayırmamız gerektiğini biliyoruz.
Daha çok dinlememiz, daha az acele etmemiz gerektiğini de biliyoruz.
Bilgiye ulaşmak artık hiç olmadığı kadar kolay.
Buna rağmen değişmek neden bu kadar zor?
Belki de cevabı şu.
Bilmek başka...
Uygulamak bambaşka.
Yıllar önce bir mağarada yazıldığı söylenen kısa bir cümle okumuştum.
Kaynağını bugün hâlâ bilmiyorum.
Ama o cümleyi hiç unutmadım.
"Şikâyet etme. Yap."
İlk okuduğumda motive edici bir söz gibi gelmişti.
Bugün ise bana başka bir şeyi hatırlatıyor.
Şikâyet etmek bazen insana hareket ediyormuş hissi veriyor.
Konuşuyoruz.
Aynı problemi farklı insanlara anlatıyoruz.
Haklı olduğumuz noktaları sıralıyoruz.
Fakat günün sonunda dönüp baktığımızda...
Hayatımız olduğu yerde duruyor.
Çünkü konuşmak, uygulamanın yerini tutmuyor.
Yanlış anlaşılmasın.
Ben de zaman zaman şikâyet ediyorum.
Hâlâ ettiğim oluyor.
Ama artık kendimi daha erken yakalamaya çalışıyorum.
Ve kendime tek bir soru soruyorum.
"Şu anda gerçekten çözüm mü arıyorum, yoksa sadece yaşadığım problemi tekrar mı anlatıyorum?"
Bu sorunun cevabı her zaman hoşuma gitmiyor.
Ama çoğu zaman bana doğru yönü gösteriyor.
Belki de hayatın en büyük dönüşümleri yeni bilgiler öğrendiğimiz gün başlamıyor.
Zaten bildiğimiz bir şeyi uygulamaya karar verdiğimiz gün başlıyor.
O toplantıdan aklımda kalan şey satış rakamları değildi.
O gün bir kez daha şunu anladım.
Hayat, doğru cevabı bilenleri değil...
O cevapla yaşamayı seçenleri değiştiriyor.
Öne Çıkan Sonuçlar
Yol Boyunca Öğrendiklerim
"Yol Boyunca Öğrendiklerim", Mesut Süren'in iş hayatında yaşadığı gerçek deneyimlerden ve yıllar içinde yaptığı gözlemlerden doğan bir yazı dizisidir. Her bölüm, iş dünyasından bir hikâyeyi hayatın daha geniş bir sorusuyla buluşturur.
← Serinin ilk yazısını okumak için tıklayın.
.
Öne Çıkan Fırsatlar
No featured franchises
Son Haberler
HEPSİNİ GÖSTER
Franchise'lar Neden Büyüyemez?
Franchise'da gerçek büyüme daha fazla şube açmak mı, yoksa tekrarlanabilir başarı sistemi kurmak mı? Her şubede aynı kaliteyi, kültürü ve müşteri...
Hayatın En Büyük Enerji Kaybı: Kontrol Edemediğimiz Şeylerle Mücadele Etmek
''Yol Boyunca Öğrendiklerim'' 30 yılı aşan perakende, franchise ve iş geliştirme yolculuğum boyunca karşılaştığım insanların, yaşadığım...
Franchise Çökecek mi, Yoksa Değer Teklifi mi Değişecek?
Franchise sistemi çökecek mi, yoksa değişen ihtiyaçlara uyum sağlayarak yeniden mi şekillenecek? Hilmi Işıkören, emlak sektöründen yola çıkarak...
Türkiye'nin İlk 5 Kahve Markasından Biri Olmayı Hedefliyoruz
Cups&Clouds Kurucu Ortağı Mustafa Tuncer, markanın kuruluş hikâyesinden kahve sektöründeki fırsatlara, franchise sisteminden gelecek hedeflerine...