Yeşil Markadan Yeşil Yatırıma: AB ESG Fonlarında Greenwashing ve Hukuki Boşluklar
AB Yeşil Marka Hukuku’nda Boşluk: AB Çevre, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Yatırım Fonları Uygulamalarında Usulsüzlükler
Marka hukuku, yeşil kalkınmaya hizmet eder oldu. BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni önemseyen birçok markanın ticaret hacmi yükselişe geçmiştir ve yeşil markalar tüketiciler tarafından gün geçtikçe daha çok rağbet görmektedir. Araştırmalar, tüketicilerin %90'ından fazlasının BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni önemsediğini ve bu hedefler doğrultusunda ürün ve hizmet sunan yeşil markalara ilgi duyduğunu göstermektedir.
Yeşil marka tescili ve kullanımına yönelik rağbetin artmasıyla AB Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) çalışmaları hız kazanmıştır. 2000 yılından 2026 yılına kadar yeşil Avrupa Birliği Marka (EUTM) başvurularının yıllık büyüme oranı %20'e ulaşmıştır.
Öte yandan ekonomide ortaya çıkan bu yeşile olan rağbet ile birçok yatırım fonu da dönüşümden geçmiştir. Yatırım fonlarının bir kısmı çevre, sosyal ve yönetişim (ESG) fonları olarak ayrıştı ve 2026 ilk çeyrekte Avrupa Birliği'nde satışa sunulan yatırım fonlarındaki yönetilen varlıkların neredeyse %70' i artık yeşil eğilimle son dönemde ortaya çıkan bu çevre, sosyal ve yönetişim (ESG) fonlarından oluşmaktadır. Bu durum çevre, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı yatırım fonlarına yönelik artan yatırımcı talebinin küçümsenemez bir büyüklüğe ulaştığını gözler önüne sermektedir.
Kurumsal yeşillenme bir şirketin çevreyi korumak için gelir elde etmekten fazlasına odaklandığına tüketicileri ve toplumu inandıran tutum ve faaliyetleri sergilediğini benimsemektir. AB Sürdürülebilir Kalkınma Hukuku piyasaya sunulan malların veya hizmetlerin gerek niteliğinin, gerek kalitesinin kamuoyunu yanıltıcı olmaktan uzak biçimde nitelik ve kaliteye sahip olması gerekliliğini belirtmektedir. Burada konusu bahisle belirtilen kamuoyunu yanıltıcı olmama ilkesi ticari markaların bütünsel olarak içeriği, kalitesi ve hatta nihai ürün ve hizmete kadar geçirilen tüm aşamalarının BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne uygunluğu kastedilmektedir. Kamuoyunu yanıltıcı ürün ve hizmetler söz konusu bu hukuki şartlar gereğince tescil edilmez.
AB’de geleneksel sektörlerde kurumsal yeşillenmeye uygun görünebilmek için her ne kadar birçok ticari marka bütüncül olarak yeşil marka statüsüne uygun niteliklere sahip olmasa da kamuoyuna karşı maalesef yanıltıcı tutum ve faaliyetlerde bulunmaktadır. Hatta daha da kötüsü böylesi yanıltıcı eylemlerde bulunan bu ticari markalar çevre, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı yatırım fonlarına yönelik mevzuat boşluğunu kendi çıkarlarına yönelik kullanmakta ve alandaki karmaşıklıktan faydalanarak finansal piyasalarda kendi yatırım fonlarını; çevre, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı yatırım fonu olarak konumlandırmaktadır.
Bahsi geçen bu ve buna benzer usulsüzlükler ve aldatıcı uygulamalar neticesinde AB Sürdürülebilir Kalkınma Hukuku’nun daha geliştirilmesi gereken bir hukuksal mekanizme olduğu aşikardır. Sürdürülebilirlik ve Yeşil Kalkınma odağından uzak, çevresel ve sosyal duyarlılığı odağında olmadan sadece ticari kaygılarından dolayı piyasadaki güncel eğilimin Sürdürülebilirlik olmasından dolayı ürün veya hizmetlerinin daha çok talep edilmesi için kendi markasını yeşil marka olarak lanse eden şirketlere acil yaptırımlar uygulanmalıdır. Çevre, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı yatırım fonlarındaki aldatıcılık göz önüne alındığında, yeşil yatırımcıları finansal hukuk yoluyla korumak zorunlu hale gelmiştir.
AB Sürdürülebilir Kalkınma Hukuku’nun tasarlanırken bir yatırım fonunun çevre, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı yatırım fonu olduğunu anlamada belirlenecek eşik ne olmalı sorusu kritiktir. Bu soruya verilecek cevabın oldukça detaylı hazırlanması ve çevre, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı yatırım fonlarının kriterlerinin ayrıntılı bir biçimde belirlenmesi öncelik olmalıdır. Aksi halde çevre, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı yatırım fonları piyasası başta olmak üzere yeşil finansal mekanizmalar bu kamuoyunu yanıltıcı uygulamalarla güvenirliğini kaybedecek ve bireyler yeni yeni geliştirdikleri yeşil bilinçle tasarruf etmenin gerekliliğine olan inançlarını kaybedecektir.
Son Haberler
HEPSİNİ GÖSTER
Türkiye–Tunus İş Birliği ve Yatırım Geliştirme Forumu İstanbul’da Gerçekleştirildi
Türkiye ile Tunus arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen Türkiye–Tunus İş Birliği ve Yatırım Geliştirme...
Next Geo’dan Dünyada Bir İlk: WhatsApp Üzerinden Lokasyon Raporu Dönemi Başlıyor
Next Geo, WhatsApp üzerinden çalışan yeni lokasyon raporlama uygulamasını devreye aldı. Yapay zekâ destekli sistem, analiz süreçlerini dakikalar...
Yeşil Markadan Yeşil Yatırıma: AB ESG Fonlarında Greenwashing ve Hukuki Boşluklar
AB Yeşil Marka Hukuku’nda Boşluk: AB Çevre, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Yatırım Fonları Uygulamalarında Usulsüzlükler
Franchise’ın Asıl Ürünü Nedir?
Franchise'ın gerçek ürünü gerçekten marka mı? Yoksa girişimcinin en pahalı maliyeti olan belirsizliği azaltan, doğru karar almasını sağlayan güçlü...