Franchise'lar Neden Büyüyemez?

Franchise denince çoğumuzun aklına aynı şey gelir: Daha fazla şube, daha fazla ciro, daha fazla büyüme.

Oysa otuz yedi yıllık iş hayatımda gördüğüm en büyük yanılgılardan biri tam da budur.

Franchise'lar, yeni şubeler açamadıkları için büyüyemez sanılır.

Gerçekte ise büyüyememelerinin nedeni çok daha derindedir.

Başarıyı kopyalayamazlar.

Bir şube açmak zor değildir.

Doğru lokasyonu bulursunuz, yatırımcıyı ikna edersiniz, tabela asılır ve kapılar açılır.

Asıl soru bundan sonra başlar.

İkinci şube de aynı müşteri deneyimini sunabilecek mi?

Onuncu şube de aynı kaliteyi koruyabilecek mi?

Elliinci şube de ilk günkü kültürü yaşatabilecek mi?

İşte franchise'ın gerçek sınavı budur.

Bugün birçok franchise sisteminde "kahraman şube" sendromu yaşanıyor.

Bir ofis vardır; brokerı olağanüstüdür.

Danışmanları güçlüdür.

Sonuçları herkesi hayran bırakır.

Merkez de bu başarıya bakıp aynı modeli başka şehirlerde çoğaltmaya çalışır.

Ancak kısa süre sonra beklenen tablo oluşmaz.

Çünkü çoğaltılan sistem değildir.

Çoğaltılmaya çalışılan, birkaç başarılı insanın performansıdır.

Oysa insanlar kopyalanamaz.

Sistemler kopyalanabilir.

Franchise'ın gerçek ürünü de tam olarak budur.

Logo değildir.

Dekorasyon değildir.

Operasyon el kitabı da değildir.

Franchise'ın sattığı şey; farklı şehirlerde, farklı insanlar tarafından, farklı zamanlarda bile benzer sonuçlar üretebilen bir başarı sistemidir.

İşte bu yüzden güçlü franchise sistemleri bireylere bağımlılığı azaltır.

Kararlar kişilere göre değişmez.

Eğitim kişiye göre şekillenmez.

Müşteri deneyimi şubeden şubeye farklılaşmaz.

Kurucu sahada olmasa bile sistem çalışmaya devam eder.

Bence geleceğin franchise savaşları artık lokasyon savaşları olmayacak.

Sistem savaşları olacak.

Çünkü yapay zekâ eğitim içerikleri hazırlayabiliyor.

Operasyon süreçlerini hızlandırabiliyor.

Verileri analiz edebiliyor.

Ancak hâlâ bir kültür inşa edemiyor.

İnsanlara aidiyet hissi veremiyor.

Liderlik yapamıyor.

Disiplini yaşayarak örnek olamıyor.

Bu nedenle geleceğin başarılı franchise'ları, yapay zekâyı kullananlar değil; güçlü sistemlerini yapay zekâyla daha da ölçeklenebilir hâle getirenler olacak.

Şube sayısını büyütmek kolaydır.

Zor olan, her yeni şubeyi ilk şubenin kalitesinde çalıştırabilmektir.

Çünkü her açılan yeni şube aslında sisteminizin yeni bir sınav kâğıdıdır.

Eğer her şube benzer başarıyı üretemiyorsa, büyümüyor; sadece çoğalıyor olabilirsiniz.

Ve unutmayalım...

Franchise'ın gerçek değeri, kurucusu sahadan çekildiğinde bile aynı kaliteyi üretebilen sistemler kurabilmesidir.

Çünkü franchise'ın sattığı şey marka değildir.

Tekrarlanabilir başarıdır.

Yazar
Hilmi Işıkören
Eğitmen / Danışman