Franchise Çökecek mi, Yoksa Değer Teklifi mi Değişecek?
Franchise sistemi çökecek mi, yoksa değişen ihtiyaçlara uyum sağlayarak yeniden mi şekillenecek? Hilmi Işıkören, emlak sektöründen yola çıkarak franchise modelinin geleceğini, yapay zekânın etkisini ve danışmanlar ile brokerların değişen beklentilerini değerlendiriyor.
Son günlerde sektörde dikkatimi çeken bir tartışma var:
"Önümüzdeki yıllarda emlak franchise sistemi çökecek."
İddialı bir cümle.
İlk duyduğumda refleks olarak itiraz etmek istedim.
Sonuçta kariyerimin önemli bir bölümü franchise sistemlerinin içinde geçti. RE/MAX Türkiye'nin kuruluş döneminde görev aldım. CENTURY 21 Türkiye'nin genel müdürlüğünü yaptım. Realty World Türkiye'nin kuruluşunda yer aldım.
Türkiye'de kurumsal emlak danışmanlığının gelişim sürecini içeriden gözlemleme fırsatım oldu.
Bu nedenle konuya biraz daha yakından bakmak gerektiğini düşünüyorum.
Bana göre franchise sistemi çökmeyecek.
Ama franchise'ın üzerine inşa edildiği bazı varsayımlar hızla geçerliliğini kaybediyor.
Dün Değerli Olan Bugün Yeterli Değil
1990'ların sonunda ve 2000'lerin başında bir franchise markasının sunduğu değer çok netti.
- Eğitim.
- Marka bilinirliği.
- Operasyon sistemi.
- Teknoloji.
- İş birliği ağı.
- Sektörel bilgi.
Bunlara tek başına ulaşmak hem zordu hem de maliyetliydi.
Bir danışman için güçlü bir markanın çatısı altına girmek, yıllarca sürebilecek bir öğrenme eğrisini kısaltıyordu.
Bugün ise tablo farklı.
Bilgi demokratikleşti.
Yapay zekâ araçları herkesin kullanımına açıldı.
CRM sistemleri erişilebilir hale geldi.
İçerik üretmek, kişisel marka oluşturmak ve uzmanlık göstermek hiç olmadığı kadar kolaylaştı.
Eskiden yalnızca büyük yapıların sağlayabildiği birçok avantaj artık bireysel danışmanların da erişebildiği araçlara dönüştü.
Bu yüzden sektörün önündeki asıl soru şu:
Danışman bugün neden bir franchise yapısının parçası olmak istesin?
Danışmanın Cevabını Aradığı Soru Değişti
Uzun yıllar boyunca danışmanların önemli bir kısmı marka gücü için franchise yapılara katıldı.
Bugün ise öncelikler değişiyor.
Danışman artık yalnızca bir logo aramıyor.
Şunu sorguluyor:
"Bu yapının içinde yer alırsam daha fazla değer üretebilecek miyim?"
"Gelirim artacak mı?"
"Daha verimli çalışabilecek miyim?"
"Daha iyi müşteri deneyimi sunabilecek miyim?"
"Kariyerimi geliştirebilecek miyim?"
Bu soruların cevabı yoksa dünyanın en güçlü markası bile danışmanı uzun süre bünyesinde tutamayacaktır.
Çünkü danışman artık masa değil, sistem arıyor.
Danışman Kadar Broker da Aynı Soruyu Soruyor
Bu dönüşüm yalnızca danışman tarafında yaşanmıyor.
Bugün brokerlar da geçmişten farklı düşünüyor.
Bir dönem franchise markasına katılmak başlı başına rekabet avantajıydı.
Çünkü marka bilinirliği yüksekti.
Teknolojiye erişim sınırlıydı.
Eğitim kaynakları azdı.
Recruiting süreçlerinde güçlü markalar önemli bir çekim merkezi oluşturuyordu.
Bugün ise brokerlar da daha zor bir soru soruyor:
Broker bugün neden bir franchise sistemine katılmak istesin?
Bu franchise yapısı bana gerçekten ne kazandırıyor?
Daha fazla danışman mı?
Daha yüksek danışman bağlılığı mı?
Daha yüksek ciro mu?
Daha kârlı bir operasyon mu?
Daha güçlü bir liderlik sistemi mi?
Daha iyi teknoloji mi?
Yoksa sadece daha yüksek maliyet mi?
Tıpkı danışmanın yalnızca bir masa aramaması gibi broker da artık yalnızca bir logo aramıyor.
Broker; işe alımını kolaylaştıran, danışman geliştiren, verimliliği artıran, yapay zekâyı sahaya indiren ve ofisini geleceğe hazırlayan bir sistem arıyor.
Eğer franchise yapısı bunları sağlayamıyorsa brokerın zihnindeki soru değişiyor:
"Bu markaya neden aidat ödüyorum?"
İşte önümüzdeki yıllarda franchise sistemlerinin gerçek sınavı burada yaşanacak.
Danışmanın aidatını değil...
Brokerın yatırımını haklı çıkarabilen yapılar ayakta kalacak.
Yapay Zekâ Yeni Bir Eşik Oluşturuyor
Yapay zekâ yalnızca teknoloji değildir.
Yapay zekâ, bilgiye erişimin maliyetini sıfıra yaklaştıran bir dönüşümdür.
Bu dönüşümle birlikte eğitim vermek tek başına yeterli olmayacak.
CRM sunmak tek başına yeterli olmayacak.
Bir web sitesi vermek tek başına yeterli olmayacak.
Çünkü bunlar artık kolayca kopyalanabilen unsurlar.
Kopyalanamayan şey ise şudur:
- Kültür.
- Liderlik.
- Koçluk.
- Davranış geliştirme.
- İş yapma disiplini.
- İş birliği ekosistemi.
- Güven ortamı.
Geleceğin güçlü franchise yapıları işte bu alanlarda fark yaratacak.
Tehlike Altında Olan Kim?
Bana göre risk altında olan franchise sistemi değil.
Risk altında olan değer üretmeyen franchise modeli.
Sadece aidat toplayan yapılar.
Sadece marka görünürlüğü sunan yapılar.
Sadece geçmiş başarı hikâyeleriyle yaşayan yapılar.
Sadece tabela kiralayan yapılar.
Bu modelin sürdürülebilirliği her geçen gün azalıyor.
Çünkü danışman da broker da artık maliyet değil, karşılık görmek istiyor.
Ödediği bedelin somut sonucunu görmek istiyor.
Geleceğin Kazananları
Önümüzdeki yıllarda başarılı olacak yapılar; marka, teknoloji, eğitim ve topluluk kavramlarını aynı sistem içinde birleştirebilenler olacak.
Danışmanın işini kolaylaştıran...
Karar kalitesini yükselten...
Müşteri deneyimini geliştiren...
Yapay zekâyı sahaya indiren...
Ölçülebilir gelişim sağlayan...
Brokerın daha kârlı, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir organizasyon kurmasına yardımcı olan...
Yapılar büyüyecek.
Diğerleri ise giderek daha fazla sorgulanacak.
Franchise sistemi ölmez.
Çünkü insanların hâlâ rehberliğe, topluluğa, güvene ve sisteme ihtiyacı var.
Ancak yalnızca geçmişte işe yaradığı için gelecekte de işe yarayacağını varsayan modellerin işi zor.
Bugün sektörün sorması gereken soru:
"Franchise devam edecek mi?"
değil.
"Danışmanın hayatına hangi ölçülebilir değeri katıyoruz?"
ve
"Brokerın yatırımını hangi somut sonuçlarla haklı çıkarıyoruz?"
sorularıdır.
Önümüzdeki yılların kritik sorusu yalnızca:
"Danışman neden bu ofiste çalışsın?"
olmayacak.
Aynı derecede önemli soru şu olacak:
"Broker neden bu markanın altında çalışsın?"
Eğer bu iki soruya da güçlü cevap veremiyorsanız sorun piyasa değildir.
Sorun değer teklifinizdir.
Çünkü geleceği belirleyecek olan logo değil...
Danışmanın her sabah o logonun altında neden çalışmaya devam ettiği ve brokerın her ay o markaya neden yatırım yapmayı sürdürdüğüdür.
Son Haberler
HEPSİNİ GÖSTER
Türkiye'nin İlk 5 Kahve Markasından Biri Olmayı Hedefliyoruz
Cups&Clouds Kurucu Ortağı Mustafa Tuncer, markanın kuruluş hikâyesinden kahve sektöründeki fırsatlara, franchise sisteminden gelecek hedeflerine...
Franchise Almadan da Vermeden de Önce Sorulması Gereken 7 Soru
Franchise’ı Amerika’da Öğrendim, Türkiye’de Bedelini Gördüm. Bir tabela markayı gösterir. Ama franchise sisteminin gerçek gücü; standartta,...
DAHA İYİ YÖNETİCİ OLMANIN MAYASI ‘’TUTKU’’
Yöneticilik, bilgi ve beceri, deneyim ve tutku gerektiren zor bir görevdir. Bir yöneticinin görevini başarıyla yürütebilmesi için sahip olması...
Cups & Clouds Franchise Ağını Genişletiyor
2018 yılında kahve tutkusunu modern yaşamın dinamikleriyle buluşturmak amacıyla kurulan Cups & Clouds, büyüme yolculuğunu franchise modeliyle...