Kaybetmek Kazanmayı Yener!

Pazar
25.12.2022
Messi, sinemada Nuri Bilge Ceylan (NBC) neyse o’dur. Maradona ise Tarantino gibi.NBC kusursuz bir yönetmen. Kimse NBC’nin filmlerindeki görüntü estetiğine,senaryo matematiğine ve oyuncu yönetimindeki başarısına öyle veya böyle diyemez, çünkü kusursuzdur.
 

Maradona ise Tarantino  gibi. Tarantino filmlerindeki hikayeler kaotik, karakterler sorunludur.Filmleri ise birçok kusuru içinde barındırır ve o yüzden de epiktir.

Lionel Messi,son Dünya Kupası turnuvası  boyunca yaptıkları ,final maçının tüm hikayesi ve dramasıyla, Dünya Kupasını kazanırken insanlar üzerinde yarattığı etkisiyle beraber artık sadece  “Çok iyi bir oyuncu” değildir. Bundan sonra o da epikler arasındadır.

Çocukluğunda  büyüme hormonu sorunları yaşayan  bu çelimsiz,zayıf ve kırılgan bir çocuk nasıl oldu da takım arkadaşlarının “Onun için ölürüz!” diyecekleri bir lider karaktere dönüştü?

O  kuşkusuz lider bir karakter olarak doğmadı ama yaşadıkları ve yaptıkları onu bu hale getirdi.

Çocukluğunda yaşadığı büyüme hormonu problemi yüzünden vücudunun ağırlık merkezi daha aşşağıda oluştu ve bundan dolayı diğer futbolculara göre kolay kolay yere düşmeyen olağanüstü bir denge yeteneği kazandı ve bu özelliği büyük fark yarattı ve de  bu çelimsiz çocuk kariyeri boyunca nerdeyse hiç sakatlanmadı.

İnsanlarda  başlarda dezavantaj olarak görülebilecek kusurlar  zamanla en güçlü tarafı olabiliyor.

Evet Messi doğuştan futbol için yaratılmış yeteneklere sahipti ama tüm kariyeri boyunca da çok çalıştı. Her sezon zayıf olan bir yönünü geliştirdi.Kendisinin de yetiştiği Barcelona’nın alt yapı akademisi La Masia’nın girişinde yazan "Çalışmak Yeteneği Yener" cümlesini hiç unutmadı.

Ve en önemlisi 3 Copa Amerika ve 1 Dünya Kupası finalleri kaybettikten sonra pes etmeyip işte asıl o zamanlar  kazanmayı öğrendi.Çünkü yaptığı tüm hataları ve başarısızlıkları onu pişirip olgunlaştırmıştı.

Messi’nin aslında tüm bu yaşadıkları: bir demirci ustasının elindeki demir gibi; ateşte yana yana, dövüle dövüle sanki güçlü bir kılıca dönüşmesini sağladı.

90’lı yıllarda İngiltere milli takımı teknik direktörlüğünü yapan Bobby Robson Avrupa şampiyonasında çeyrek finalde büyük hatalar yapar ve bu yüzden takımı elenir ve bu nedenden dolayı da görevine son verilir. Yıllar sonra bir röportajında ona hayattaki en büyük pişmanlığı sorulur. Bobby Robson “Evet o gün çok büyük hatalar yaptım,kaybettik ve elendik ve de bu yüzden çok üzgünüm ama o gün beni görevden almalarını anlayamadım. Ben bu hataları boşuna mı yaptım? Çünkü tüm bunlardan çok şey öğrenmiştim.” diye cevap verir.

Kaybetmek, yıllar sonra da olsa her gittiğiniz yere sizden once varıp sizi karşılar.

Kuşların kara lekeler gibi uçtuğu bulutlu öğleden sonralarına bazen dayanamazsınız.

Ruhunuz sanki “sokaklara düşer” gibi hissedersiniz. Kendinizi ve yaptıklarınızı küçümsersiniz, artık siz bir boşluk-sunuzdur  ve her şey bir boşluk gibi size gelir.

Başarısızlıklarınız sonrası için iki yol vardır önünüzde.Ve belki işte ilk o zaman sorarsınız hangisi daha iyi diye.Korkularınıza yenik düşüp, kederli bir kaybedişle içinizdeki uçurumdan aşşağıya düşmek mi ? Yoksa o uçurumu hiç fark etmeden ama içinde taşıyıp, hayatın diğer yollarını keşfetmeyi öğrenmek mi?

Ve asıl bu yolları keşfedişler  boşluğunuzu doldurur ve de öğrendiğiniz andaki büyük hazzı iliklerinize kadar da hissedersiniz.

Kaybetmekten çekinmeyerek, bunu içinize kazıyarak değerini bilip yaşarsaniz işte o zaman hayat size zevkli ve anlamlı gelir; çünkü kaybederken öğrenirsiniz.

Eğer gerekli dersleri alırsanız ve vazgeçmezseniz; batırdığınız her  iş bir sonraki parlak girişiminize sizi hazırlar. Hastalıklı ilişkilerden sonra  sağlıklı bir ilişki yaşarsınız çünkü artık bunun kıymetini bilirsiniz. Ve asıl önemlisi yaptığınız hatalardan öğrendiklerin seni çok daha iyi bir insan yapar.

Panzehir, zehrin bir bölümü kullanılarak elde edilir.Bunu ölçülü kullanırsanız size şifa olur.Kaybedişleriniz aslında sizi daha güçlü kılacak ve büyük kazanımlara da yol açacak panzehirlerinizdir.

Başarısız olduğunuz her konuda ki deneyimleriniz aslında sizi bir sonraki adımda daha ileriye taşıyacak şifalarınızdır. Bu yüzden hep eninde sonunda  “Kaybetmek Kazanmayı Yener!”

 


Girişimci | Franchise ve Perakende Danışmanı