Dijital Girişimcilik: Yazılım Tabanlı Ürün ve Hizmetler

Salı
04.10.2022
Girişimcilerin başarıyı yakalamalarının en büyük nedenlerinden biri, değişen çevre koşullarına hızla uyum gösterebilme kabiliyetleridir.
 

Geleneksel girişimcilikte çevreye adaptasyonda karşılaşılan fiziki koşulların dayattığı uzamsal ve zamansal kısıtlamalar; dijital girişimcilikte neredeyse hiç yoktur. Bu nedenle, bireyler son zamanlarda dijital girişimciliğe geleneksel girişimcilikten daha çok rağbet göstermektedir. Geleneksel girişimcilik süreçlerinde katılığa ve aşırı doğrusallığa neden olan fiziki koşulların; dijital girişimcilik ile esnetilebilmesi ve günümüzde artan yazılım tabanlı fırsatlar; dijital girişimciliğin yakın gelecekte şimdi olduğundan çok daha fazla rağbet göreceğini de bizlere göstermektedir. Bu bakımdan dijital girişimciliği diğer girişimcilik türlerinden ayrı tutup, derinlemesine incelemekte fayda görüyorum.

Dijital girişimcilik denilince ilk akla gelen kavramlar; dijital eserler, dijital platformlar, dijital iş fikirleri ve dijital piyasa teklifleridir. Dijital eserler, yazılım tabanlı ürünler ve nesneler olarak tanımlanıyor. Yazılım tabanlı ürün ve nesneler, mobil ve masaüstü uygulamaları, yapay zeka ve makine öğrenimi algoritmaları vb. yazılımları kapsıyor. Ayrıca yazılım tabanlı ürün ve nesneler; medya içeriği ve e-kitaplar, infografikler gibi çeşitli dijital içeriklerin yazılımlarını yani yan ürünleri de içeriyor.  Dijital platformlar ise tamamlayıcı dijital teklifleri barındırması için tasarlanmış yazılım tabanlı sistemler olarak tanımlanıyor. Dijital platformlara bir nevi üreticiler ve tüketicileri buluşturan dijital çöpçatanlar da demek mümkün.

Dijital girişimcilik, yazılım tabanlı ürün ve hizmetlerin ortaya çıkmasıyla geleneksel girişimcilik anlayışını alt üst etti. İşletme yönetimi perspektifinde fiziksel, mekansal kavramlar ön plandayken; teknolojinin ilerlemesi ve insan hayatına hızla adaptasyonu ile fiziki kavram ve varsayımlar dijitalleşmeye başladı. Bu dijitalleşmeyle ortaya çıkan ve fiziki kavramlara ikame edebilecek mekansal ve zamansal sınırlamalara meydan okuyan dijital ürün ve nesneler ise, girişimciler için günümüzde eşsiz birer fırsat niteliği taşıyor. 

Yazılım tabanlı nesnelerin özellikleri ve bunların yeni girişim başlatma üzerindeki etkileri incelendiğinde; yazılım tabanlı nesnelerin sahip olduğu özellikler sayesinde girişimci ürünler ve hizmetler oluştururken girişimcinin hareket alanının daha genişlemesi söz konusu. Yani girişimci faaliyetlerinde daha çevik olabilirken ve çevresel koşullara geribildirim sağlamada daha davranabiliyor. Bu ise ortaya çıkan ürün ve hizmetin pazara nasıl sunulacağından tutun; müşteri tepkisine göre nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine karar verilmesine kadar ki tüm süreçleri olumlu etkiliyor. Girişimciler dijital teknolojiler sayesinde anlık değişimlere hızla cevap vererek; müşteri beklentisine ve belirlediği hedef kitleye en çok hitap eden; gerçekten isteklerini karşılayan ürün ve hizmetleri, olabilecek en kısa sürede en az maliyetle piyasaya sunabiliyor.  Girişimci fikri için ilk oluşturduğu iş planı ile yeni girişimini oluşturmaya başlasa da, dijital teknolojileri kullanarak zaman içinde bu iş planını hedef kitle ve pazar ihtiyaçları doğrultusunda revize edebiliyor. Böylelikle minimum maliyet ve zamanla maksimum karı elde edebiliyor.

Yazılım tabanlı ürünler, dijitalleştirilmiş mal ve hizmetlerdir. Yazılım tabanlı ürünler, birler ve sıfırlar biçiminde veri bitleri olarak sayısallaştırılır. Sayısallaştırılmış yazılım tabanlı ürünler ise yüksek oranda değiştirilebilir ürünlerdir. Bu ürünler siber uzayda anında dağıtılabilir. Yazılım tabanlı ürün ve hizmetler tasarımları gereği sürekli geliştirilebilir.  Dolayısıyla, yazılım tabanlı ürünler sonsuz sayıda güncellemeye tabi olabilir. Örneğin, Windows’un sahip olduğu 8, 9, 10, 11 vb. sürümler; sonsuz sayıda güncelleme özelliğinden doğmuştur.

Diğer yandan, e-kitaplar ve videolar yazılım tabanlı içeriklerdir. Bu içerikler internet üzerinden sürekli güncellenebilir ve revize edilebilir. Fiziki bir kitapta yapılacak bir revizyonla kıyaslandığında; e-kitap revizyonu daha kısa sürede daha az maliyetle gerçekleştirilebilir. Görüldüğü üzere fiziki güncelleme dijital güncellemeden çok daha zahmetli ve zaman alıcıdır. Geleneksel girişim ürünleri ile dijital girişim ürünleri arasındaki fark sadece güncellemeyle sınırlı değildir.  Dağıtım söz konusu olduğunda da fiziki bir ürünü son kullanıcıyla buluşturmak oldukça zor ve maliyetlidir. Dijital girişim ürünleri ise çok kısa sürede milyondan fazla kullanıcıyla kolaylıkla buluşturulabilir. Çünkü, dijital girişim ürün ve hizmetleri, mesafe kısıtlamalarından bağımsızdır.  Bu ürünlere yönelik depolama ve lojistik maliyeti ya hiç yoktur ya da oldukça azdır.

Yazılım tabanlı ürünler söz konusu olduğunda dijital girişimcinin daha esnek iş modelleri oluşturabilmesi ve sürekli revizyon yapabilmesi dijitalleştirilmiş ürünlerin ayrıştırılabilir ve yeniden birleştirilebilir ürünler olmasından kaynaklıdır. Bu dijital teknolojilerin ve standart protokollerin modüler olmasının ve ayrıntı düzeyinin de bir sonucudur. Aşırı modülerlik ve standardizasyon, yazılım tabanlı bileşenlerin mümkün olan en küçük parçalara bölünmesine ve daha sonra bitmiş bir ürün oluşturmak için yeniden birleştirilmesine imkan sağlar. Bu ayrıştırılabilirlik ve yeniden birleştirilebilirlik, birden fazla dijital girişimcinin aynı anda bir yazılım tabanlı ürünü birlikte oluşturmasını mümkün kılar. Ayrıca, yazılım tabanlı ürünlere ait ayrıştırılmış bileşenler çok kısa sürede siber uzayda dağıtılabildiğinden, birçok dijital girişimci istediğinde, kullanılabilirliğine göre yazılım tabanlı başka birçok ürün geliştirebilir.

Kısaca dijital girişimciliğin geleneksel girişimcilikten en belirgin farkı ve girişimciler tarafından fırsat olarak görülüp daha tercih edilir olmasının nedeni, fiziksel ürünlerin ortaya çıkma sürecinde olmayan, dijital girişim ürün oluşturma sürecinin sahip olduğu aşırı esneklik ve dinamizmdir. Yazılım tabanlı ürün ve hizmetlerin ortaya çıkışı geleneksel girişimcilik anlayışınıderinden etkiledi ve dijitalleşmenin girişimciliğe etkisinin daha uzun bir süre devam etmesi öngörülüyor.