Sosyal Girişimcilik Finansmanı: Etki Yatırımcılığı
Sosyal girişimciliğin finansal kriz sonrası dönemde nasıl evrildiğini ve etki yatırımcılarının bu alandaki kritik rolünü mercek altına alan bu önemli analiz, Doç. Dr. Duygu Hıdıroğlu tarafından kaleme alındı. Sosyal fayda ile finansal sürdürülebilirlik arasında denge kurmanın zorlukları bu yazıda kapsamlı bir şekilde ele alınıyor. Güncel veriler ve stratejik yaklaşımlarla zenginleştirilmiş makaleyi kaçırmayın!
Yaşanan birçok mali kriz,sosyal girişimcilerin yeni geliştirilen finansal kaynaklara olan güvenini olumsuz etkiledi. Finansal piyasalarda yaşanan krizin etkisi ile sistemde kredisi teminatlandırılmış borç yükümlülükleri olan sosyal girişimlerin ve menkul kıymetlerin büyümesini hedefleyen kredi temerrüt takasları gibi finansal araçlara başvuran sosyal girişimlerin beklentileri karşılanmamış ve bu finansal araçlardan yararlanan çoğu girişimde ekonomik sıkıntılar baş gösterdi.
Faaliyetlerinden kar elde etmeyi amaçlayan ve sosyal girişimcilere liderlik eden etki yatırımcıları benzersiz zorluklarla karşı karşıya... Bu zorluklartemelde ise, sosyal girişimlerin bir yandan yatırım fonu sağlayıcıları olan etki yatırımcılarınagelir sağlamak zorundayken diğer yandan hedefledikleri sosyal faydaya yönelikfaaliyetlerde bulunup sosyal değer oluşturmaya mecbur olmalarından kaynaklanıyor. Bu birbirinden bağımsız iki hedefçoğu zamansosyal girişimlerin büyümesini yavaşlatabilecek ve hatta durdurabilecek çatışmalar meydana getiriyor.
Sosyal girişimciliğin sürdürülebilirliği bir sosyal girişime yapılan yatırımın yani ayrılan finansman miktarının o yatırımdan edinilen sosyal etkinin getirisinden daha düşük olduğu durumlarda söz konusu... Bunu ölçmek ise pek te kolay değil. Çünkü sosyal etkiyi ölçen standart bir ölçüm tekniği henüz yok.
Etki yatırımcıları diğer yatırımcılardan farklı olarak kar amacı gütmeyen girişimlerin kar peşindekigirişimler tarafından önemsenmeyen toplumsal sosyal fayda hedeflerine hizmet etme rolünü ayırt edebiliyorlar. Etki yatırımcılarıgönüllü ve çıkar beklemeyen hayırseverlerden farklı olarak sosyal girişimleri finanse etmeleri karşılığında yani bir sosyal girişime destek sağlamak için çeşitli ölçümle teknikleri ve etki analizleri kullanarak yatırım kararlarını veriyorlar.
Standart bir sosyal etki ölçeği olmadığından etki yatırımcıları işe ilk olarak işe yatırımın finanse edilmesi durumunda kullanabilecekleri optimum ölçeği geliştirmekle başlıyor. Etki yatırımcıları optimum ölçeği geliştirmek için ise genellikle nitel yöntemlerden faydalanıyorlar. Bu yöntemlerden en sık kullanılanlardan biri, bir finansman sağlayıcının yatırım süreci boyuncayatırım maliyetindenatıl harcamaları çıkararak ölçeği geliştirdiği yöntem...Diğer en sık kullanılan yöntem ise yatırımcıların bir sosyal girişimin gelir elde edebilmesi için yeni fırsatlardan yararlanmasını sağlayarak gelişimini takip ettiği yöntem. Bu yöntemde yatırım için hibe finanse edildiğinde etkisinin olumlu ya da olumsuz olmasına göre göreceli olarak sosyal girişim ölçeğinin tekrar tekrar düzenlenmesi söz konusu...
Pozitif net bugünkü değer getirisi sağlamayan finansalkaynakların ancak bazı toplumsal hedeflere hizmet eden ve kar amacı gütmeyen kuruluşlara ayrılması gerektiği varsayılıyor. Aşırı kar elde etme hırslarına sahip olmadıklarını iddia eden sosyal odaklı girişimler, gelir elde etme amacı güden sınırlı sorumlu şirketler olarak giderek daha fazla birleşiyorlar ve bu birleşmeleri ise sosyal fayda sağladıkları hedef kitleleri büyütme amacıyla yaptıklarını savunuyorlar.Fakat bu argüman günümüzde hala tartışılır nitelikte…
Sosyal etki oluşturmada hibe finansmanı ile etki finansmanı arasındaki kıyaslama genellikle, karamaçlı olanve olmayan bir girişimler arasındaki bir karşılaştırma olarak kabul görüyor. Halbuki bu algı pratikte oldukça farklı...Sosyal etkiyi finansal sonuçlar yardımıyla ölçeklendirmek sosyal girişim projesinin yatırıma değer olup olmadığı gerçeğini büyük oranda yansıtsa da, yatırım kararını ölçeklendirmek kimi zaman anlamsız... Çünkü gerçek şu ki: Etki yatırımcıları yatırım yaptıkları sosyal girişimlerin finansal maliyetlerini hiçbir zaman tam olarak karşılayacak getiri oranlarına sahip olamayacaklarını bilseler de, yine de az da olsa getiri elde edebileceklerine inandıkları fayda sağlayan bir sosyal girişimin getirilerini paydaşlara kar payı olarak dağıtabilecek şekilde organize olmalarınıdestekliyor.
Son Haberler
HEPSİNİ GÖSTER
MADO’dan Sürdürülebilir Büyüme Modeli: Gelenekten Geleceğe Güçlü Franchise Yapısı
Türkiye’nin köklü gastronomi markalarından MADO, sadece dondurma ve kafe zinciri olmanın ötesinde; güçlü marka kimliği, yerel pazarlara uyumlu franch...
Yaya by Hotiç, Yeni Nesil Mağaza Konseptiyle Büyüme Sürecini Başlattı
Türkiye ayakkabı sektörünün köklü markalarından Hotiç’in yeni nesil konsepti Yaya by Hotiç, franchise yatırımcılarına yönelik büyüme sürecini başla...
ÇÖPS, Maslak 1453 Açılışıyla Franchise Büyümesini Sürdürüyor
Taze ve dondurulmamış ürün yaklaşımıyla kısa sürede dikkat çeken ÇÖPS, büyüme yolculuğuna İstanbul’un önemli lokasyonlarından Maslak 1453’te açtığı...
Franchise Lokasyon Seçimi: Yanlış Lokasyonun Bedelini Kim Öder?
Franchise yatırımlarında başarının anahtarı çoğu zaman marka gücü, ürün kalitesi veya işletme deneyimi olarak görülür. Oysa pratikte franchise loka...