Sürüden Ayrılmak
Kalabalığın içinde yürürken insan bazen şunu hisseder: Bu yol kalabalık olabilir ama bana ait değildir. Sürüden ayrılmak bugün sık anlatılan bir hikâye. Ama gerçek ayrılık sessizdir, alkışsızdır ve çoğu zaman can yakar. Bu yazı, bağırmadan ayrılanları, geri dönmemeyi göze alanları ve marka olmanın yalnız tarafını anlatıyor.
Kalabalığın İçindeki Huzursuzluk
İnsan bazen kalabalığın içinde yürürken, aslında ne kadar yalnız olduğunu fark eder.
Herkes aynı yöne bakıyordur, aynı hızda ilerliyordur, aynı şeyleri söylüyordur.
Ama yine de içten içe bir huzursuzluk vardır; çünkü bu yürüyüş, sana ait değildir.
Son zamanlarda “sürüden ayrılmak” üzerine çok konuşuluyor.
Bir penguen hikâyesi dolaşıyor ortalıkta.
Sürüden çıkan, tek başına kalan, cesur olan bir penguen.
Hikâye güzel.
Ama hikâyeyi anlatanların çoğu hâlâ sürünün içinde.
Güvenli Bir Yerde “Farklı” Olmak
Kalabalığın içinde “ben farklıyım” demek, aslında kalabalığın en güvenli yeridir.
Çünkü herkes oradadır.
Çünkü yalnız değilsindir.
Çünkü hata yaparsan, hatan sana ait olmaz.
Gerçek ayrılık böyle bir şey değildir.
Gerçek Ayrılık Sessizdir
Sürüden ayrılmak, bağırarak yapılmaz.
Afişlerle, sloganlarla, reklamlarla hiç yapılmaz.
Sessizdir.
Ve biraz can yakar.
Çünkü sürüden ayrıldığında, artık kimse sana “doğru yoldasın” demez.
Kimse omzuna dokunmaz.
Kimse hızını ayarlamaz.
Kendi yolunda yürürken, adımlarının sesini daha net duyarsın.
Ve o ses bazen insanı korkutur.
O Tek Soru
Marka olmak da buna benzer.
Herkesin yaptığını yapmadığında, herkesin gittiği yere gitmediğinde,
bir süre sonra şu soruyla baş başa kalırsın:
“Yanılıyor olabilir miyim?”
İşte o soru, girişimciliğin gerçek başladığı yerdir.
Çoğu insan bu sorudan kaçmak için kalabalığa döner.
Taklit eder.
Benzer olur.
Ve rahatlar.
Ama rahatlayan markalar büyümez.
Sadece çoğalır.
Marka Olmanın Yalnız Tarafı
Gerçek marka olmak;
kendi cümlelerini kurmak,
kendi hızını seçmek,
kendi yalnızlığına katlanabilmektir.
Sürüden ayrılan penguen, kahraman değildir.
O sadece başka türlü yaşamak isteyen biridir.
Geri Dönmemek
Asıl cesaret,
geri dönmemekte yatar.
Kalabalık çağırırken,
“gel, burada daha sıcak” derken,
sen yoluna devam edebiliyorsan…
İşte o zaman fark edilirsin.
Ve genellikle çok geç fark edilirsin.
Ama zaten bazı şeyler erken fark edilmemelidir.
Son Haberler
HEPSİNİ GÖSTER
Güvenin Ekonomiye Dönüştüğü Yer: BNI, Türkiye’de İş Yapma Biçimini Yeniden Tanımlıyor
Dünyanın en büyük iş yönlendirme organizasyonu BNI, Türkiye’de girişimcilere yalnızca bir franchise değil; ölçülebilir sonuçlar üreten küresel bir ...
Yaya Sayısı mı, Yaya Kalitesi mi? Doğru Lokasyonun Şifresi
Perakende ve yeme-içme sektörlerinde lokasyon seçimi, yalnızca görünürlük ya da kira avantajı meselesi değildir. En sık yapılan hatalardan biri, yü...
Kahve Sektörü Nereye Gidiyor?
Kahve sektörü artık lezzetle değil, hız, maliyet ve dijital zeka ile rekabet ediyor. Çin’de yaşananlar yalnızca yerel bir dönüşüm değil; ABD, Avrup...
MADO’dan Sürdürülebilir Büyüme Modeli: Gelenekten Geleceğe Güçlü Franchise Yapısı
Türkiye’nin köklü gastronomi markalarından MADO, sadece dondurma ve kafe zinciri olmanın ötesinde; güçlü marka kimliği, yerel pazarlara uyumlu franch...