Türk Markalarının Büyük Yürüyüşü Başladı: Sıradaki Durak Berlin, Londra, New York

Bazen bir ülkenin geleceğini büyük laflar değil,
bir mağazaya asılan küçük bir tabela değiştirir.

Bir marka sınırların ötesine geçtiğinde,
sadece ürün değil, ülkenin hikâyesi de dünyaya gider.

Şu anda dünya ekonomisi değişiyor ve
bu değişimin ortasında Türk markaları güçlü bir şekilde yükseliyor.

Franchise pazarı dünya genelinde
4,3 trilyon doları aştı.
(2024 Dünya Franchise Konseyi)

Ve biz bu büyümenin merkezine doğru ilerliyoruz.

Hedef Artık Daha Büyük: Avrupa & Amerika

Son 5 yılda Türk markalarının yurtdışı büyümesi %38 arttı.
Bu basit bir genişleme değil;
fark edilme dönemi.

Eskiden hedef komşu ülkelerdi.
Bugün hedef:

  • Berlin
  • Londra
  • New York

Yani dünyadaki en rekabetçi sahneler.

Sadece İş Değil, Hayat da Veriyoruz

Yatırımcıların bakışı da değişti.

Eskiden sadece kazanca bakılırdı.
Şimdi şu sorular var:

“Geleceğimi nerede kurabilirim?”

“Ailem için nasıl bir hayat sağlarım?”

İşte tam burada franchise + oturum modeli devreye giriyor:

ABD → E-2 yatırımcı vizesi

Avrupa → Golden Franchise

İngiltere → Yenilikçi iş oturum modelleri

Bir mağaza açıyorsun,
yeni bir yaşam kuruyorsun…

Kahve & Gastronomi: Küçük Yatırım, Büyük Geri Dönüş

Kahve zincirlerinin ortalama geri dönüş süresi
36 ayın altında.
(Avrupa Pazar Analizi 2024)

Küçük metrekare

Yüksek müşteri dönüşü

Sosyal medya etkisi

Yani yatırımcı için en hızlı sonuç veren sektör.

Moda Perakendesi : Türkiye’nin Güçlü Silahı

Avrupa’da maliyet artıyor, kalite düşüyor.
Tüketici şu soruyu soruyor:

“Bu fiyata değer mi?”

Türkiye burada öne çıkıyor:

  • Uygun fiyat
  • Güçlü tasarım
  • Hızlı üretim

O yüzden Made in Türkiye etiketi
tercih edilen bir kalite işareti haline geldi.

Hibrit Franchise: Mağaza + Online Pazaryeri ile İki Kanatlı Büyüme

Bugünün perakendesinde tek kanatlı uçuş yok…
Bir mağaza açarak başlıyorsun ama asıl güç dijitalde tamamlanıyor.

Hibrit Franchise tam olarak bunu sunuyor:

Fiziki Mağaza = Marka görünürlüğü

Müşteri ürüne dokunuyor

Deneyim yaşıyor

Güven oluşuyor

Online Pazaryerleri = Sınırsız erişim

Amazon, Trendyol, Zalando, Etsy vb.

Stok mağazada → satış online

Dijitalden gelen müşteri mağazayı da büyütüyor

Bu model yatırımcı için şu demek:

  • İlk günden satış garantisi (trafik var)
  • Mağazada satılamayan ürün online döner
  • Fiziki risk düşer, online kâr artar
  • Gelir çizgisi tek kanala bağlı kalmaz

Bir mağaza açıyorsun ama aslında tüm pazara açılıyorsun.

Matematik Basit:

Tek kanal = risk
İki kanal = sürdürülebilir kârlılık

Ve bu sistem özellikle yurtdışı açılımda hayati avantaj sağlar:

  • Marka bilinirliği hızla artar
  • Pazar testleri daha kolay yapılır
  • Hangi ülkede daha çok talep var → veri ile ölçülür

Hibrit Franchise modeli
yatırımı koruyan, büyümeyi hızlandıran, kârlılığı katlayan yeni nesil perakende stratejisidir.

İşte bu yüzden:

“Bir mağaza aç, dünyaya açıl.”

Shop-in-Shop: Düşük Riskli Global Giriş Kapısı

AVM kiraları korkutucu olabilir.
Ama shop-in-shop modeli:

%45 daha düşük yatırım

Hazır müşteri trafiği

Kısacası:

Küçük alanda büyük kazanç.

Master Franchise: Büyük Düşünenlerin Oyunu

Bu model:

Bir ülkede marka hakkı alıp

O markayı büyütmek anlamına gelir.

Yani sadece mağaza açmak değil…
Markanın o ülkedeki hikâyesine sahip olmak.

Üstelik şube sayısı arttıkça
yatırımın değeri de artar.

Profesyonel yatırımcıların ilgisinin nedeni bu.

Şimdi Doğru Zaman

2025–2026 yılları
Türk markaları için atılım dönemi olacak.

Sadece Türkiye’de değil,
dünyanın en iyi caddelerinde yer alacağımız bir dönem.

Biz artık misafir değil,
dünya oyununda söz sahibi olmak istiyoruz.

Ve bu yolculukta,
markaları doğru stratejiyle yönlendirmek için
buradayım.

Mesut Süren
Author
Mesut Süren
CEO | Franchise ve Perakende Danışmanı