Aynı Yerde Durup Farklı Yükler Taşıyanlar: 12 Aralık Mağazacılar Günü Üzerine

Sabah kapı açılır.
Işıklar yanar.
Ama o ışığı kimin yaktığı pek sorulmaz.

Akşam saat ondur.
Kapı kapanmıştır ama ışık hâlâ açıktır.
Biri kasa sayar,
biri yarın için reyonları düzeltir.
Gün bitmiştir ama mesai henüz bitmemiştir.

Ayakta Duranlar ve Sorumluluk Taşıyanlar

Orada çalışanlar vardır.
Gün boyu ayakta duranlar.
Yüzlerce insanla göz göze gelenler.
Sesini alçaltıp gülümsemesini yükseltenler.

Bir de yönetenler vardır.
Rakamları düşünenler.
Bütçeyi tutturmaya çalışanlar.
Yukarıdan gelen baskıyla, aşağıdan gelen beklenti arasında kalanlar.

Aynı yerde dururlar,
ama farklı yükler taşırlar.

Biri sahayı bilir,
diğeri tabloyu.
Biri yorgunluğu hisseder,
diğeri sorumluluğu taşır.

Ve çoğu zaman,
iki taraf da yeterince anlaşılmaz.

Orada çalışanlar bazen şunu düşünür:
“Bizi görmüyorlar.”

Yöneticiler bazen şunu söyler:
“Anlatamıyoruz.”

Oysa bu sektör,
karşı karşıya duranların değil,
yan yana yürüyenlerin sektörüdür.

Bir yerde sorun varsa,
bu bir kişinin hatası değil;
konuşulamamış bir meselenin sonucudur.

Performans ölçülür,
hedefler yazılır,
rakamlar konuşur.
Ama insan hâli çoğu zaman satır aralarında kalır.

En zor olan para değildir yalnızca.
En zor olan görünmez olmaktır.
Sürekli ölçülüp nadiren fark edilmek.
Hata yapınca hatırlanmak,
doğru yapınca sessizce geçilmek.

Ve bütün bunlar olurken,
kimse boş bir zeminde durmuyor.

Bu Aralar Hepimiz Aynı Rüzgârdayız

Bu aralar ülkede herkes gibi,
orada çalışanlar da, yönetenler de
aynı sert ekonomik rüzgârın içinden geçiyor.

Ama tam da bu yüzden,
aynı yükü paylaşmak,
aynı cümlede buluşmak
her zamankinden daha kıymetli.

Bu sektör, büyük kahramanlıklarla değil;
her gün tekrar edilen küçük fedakârlıklarla ayakta durur.

Orada çalışanlar,
müşterinin öfkesini süzer,
beklentiyi yumuşatır,
bazen bir ürünü değil,
bir günü kurtarır.

Yöneticiler ise
herkesin görmediği riskleri taşır,
kimsenin alkışlamadığı kararları alır.

Biri olmadan diğeri eksik kalır.

Çalışan,
neden o hedefin konduğunu bilirse
daha güçlü durur.

Yönetici,
sahadaki yükü gerçekten görürse
daha doğru karar verir.

Her şey bir anda düzelmeyebilir.
Ama birbirini anlayan ekipler,
her krizi daha az yarayla atlatır.

Küçük Fedakârlıklarla Ayakta Kalan Bir Sektör

Bu işi yeni yapanlar bilsin ki;
ilk yorgunluklar geçer.
İlk hayal kırıklıkları kalıcı değildir.
Bugün sadece ayakta durmaya çalışıyorsan bile,
bu da bir ilerlemedir.

Orada çalışanlar bilsin:
yorgunluk geçer, gün biter,
ama emeğin izi kalır.

Her düzgün vitrin,
her sakinleştirilen müşteri,
her kapatılan gün,
yarına bırakılan sessiz bir başarıdır.

Yönetenler de şunu unutmasın:
Bir ekip,
en çok kendini güvende hissettiği yerde güçlenir.

Belki bugün alkış yoktur.
Belki kimse fark etmemiştir.
Ama bu düzen,
yarın da ayakta duracaksa
bunun sebebi yine birlikte gösterilen çabadır.

12 Aralık Mağazacılar Günü,
sadece bugünü değil,
yarını da hatırlatma günüdür.

Çünkü umut bazen büyük sözlerde değil,
sabah kapıyı açacak gücü
hâlâ içinde bulabilmektir.

Ve o kapı,
yarın da açılacaksa,
bunu aynı yerde duran,
aynı yükü farklı biçimlerde taşıyan insanlar
birlikte yapacaktır.

Mesut Süren
Author
Mesut Süren
CEO | Franchise ve Perakende Danışmanı