Plastik Ticareti Kazanıyor, Doğa Kaybediyor

Plastik Ticaretinin Gölgesinde: Küresel Akış, Vergi Sistemleri ve Çevresel Kriz

1. Plastik Ticaretinin Yükselişi

2023 verilerine göre küresel plastik ticareti 1,1 trilyon ABD dolarını aşarak dünya mal ihracatının yaklaşık %5’ini oluşturdu. Plastik üretimi de bu dönemde 436 milyon metrik tonu buldu ve üretilen plastiklerin %75’i atığa dönüştü. Bu hacmi kavramak için hayal edelim: Eğer 2022 yılındaki plastik ihracatını karayoluyla taşımak isteseydik, 17,2 milyon kamyon gerekecekti.

2. Ticaret Politikalarında Birtercih: Plastik mi, Sürdürülebilir Alternatif mi?

Son 30 yılda plastik ve kauçuk ürünlerine uygulanan en çok kayrılan ülke (MFN) tarifeleri %34’ten %7,2’ye düşerken, kağıt, bambu, doğal lifler ve deniz yosunu gibi sürdürülebilir alternatiflerin tarifeleri ortalama %14,4 civarında kaldı. Bu durum, fosil yakıt bazlı plastikleri yapay olarak cazip hale getirerek alternatiflerin yatırım ve inovasyonunu caydırıyor.

3. Atık Ticaretinin Dinamikleri ve Dönüşüm Yolu

2014’te 15,6 milyon ton olan plastik atık ve hurdası ihracatı, 2023’te 6,04 milyon tona geriledi. Çin’in 2018’de atık ithalatını yasaklaması bu düşüşte önemli bir dönemeç oldu. Öte yandan, Malezya, Vietnam ve Endonezya gibi güneydoğu Asya ülkeleri plastik atık ithalatında artış gösterdi bu da kısmen “atık sömürgeciliği” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

4. Ticaret Çerçevesinde Politika ve Hukuki Gelişmeler

Basel Sözleşmesi, plastik atıkları düzenleyen uluslararası sözleşmeler arasında öne çıkıyor. 2019 itibarıyla plastik atıklar artık bu sözleşmeye dahil edildi; bu sayede, üye olmayan ülkelerden yapılan ihracatlar uluslararası sularda suç sayılabiliyor.

Uluslararası bazda plastik kirliliğine karşı bağlayıcı bir anlaşma geliştirme çabaları sürüyor. UNENCE’nin (Global Plastic Pollution Treaty) hedefi plastik yaşam döngüsünü kapsayan küresel bir düzenlemeye ulaşmak; ancak Ağustos 2025’te Cenevre’deki görüşmeler petro-kimya üreten ülkelerle müzakereci ülkeler arasında uzlaşıya varılamaması nedeniyle başarısız oldu.

5. Çevresel ve Sosyal Bedel: Kirlilik, Sağlık ve Eşitsizlik

Plastik ticareti yalnızca ekonomik değil aynı zamanda ekolojik kriz de yaratıyor: mikroplastikler, besin sistemini, halk sağlığını ve özellikle küçük ada ve kıyı ülkelerini tehdit ediyor. Bazı plastik türlerinin güneşle bozularak metan, etilen ve diğer sera gazlarını saldığı da kaydedilmiş durumda.

6. Geleceğe Dönük Tarifeler, Teknoloji ve Alternatif Stratejiler

UNCTAD, plastik kirliliğine karşı ticaret-inşaatlı bir çözüm öneriyor: Sürdürülebilir alternatifleri destekleyici tarifeler, atık yönetimi altyapısı, dijital izlenebilirlik ve ticaret rejimlerinde uyum gibi adımlar hayati önemde.

Ayrıca, kimyasal geri dönüşüm gibi ileri teknolojiler enerji yoğun ve karbon yayan çözümler olarak eleştiriliyor. ABD ve diğer ülkelerde phthalate ve bisphenol gibi zararlı plastik katkılarına karşı düzenleyici baskı artıyor; örneğin çevre kuruluşları, ABD Gıda ve İlaç Kurumu’nu (FDA) zararlı phthalate’lerin gıda paketlemesinde yasaklanmaması nedeniyle dava ediyor. Ayrıca, plastik katkılarının sperm sayısını ve üreme sağlığını olumsuz etkilediği konusunda uyarılar yükseliyor.

Sonuç: Ticaret ve Çevre Dengesi Nerede Kurulmalı?

Plastik ticareti, ekonomik kazanımın ötesinde sürdürülemez bir çevresel krize dönüşüyor. Politikalar bu yükü paylaşacak şekilde yeniden yapılandırılmalı: ticaret tarifeleri doğa dostu alternatifleri teşvik etmeli, atık ticaretinin düzenlenmesi sağlanmalı, dijital izlenebilirlik ile şeffaflık artırılmalı ve küresel anlaşmalar bağlayıcı hale gelmeli.

Cansu Çelik
Author
Cansu Çelik
Umay Trading Kurucu