Tedarik Zincirinde Yeni Rotalar
Son yıllarda küresel tedarik zincirleri, jeopolitik gelişmelerle yeniden şekillenmektedir. Çin-ABD ticaret savaşları, Batılı ülkeleri Çin’e bağımlılıklarını sorgulamaya itmiştir. Bu bağlamda, İngiltere’nin üretimi Hindistan’a kaydırma eğilimi ekonomik olduğu kadar stratejik bir tercihtir. Bu yönelimde, hem jeopolitik risklerden kaçınma hem de tarihî bağların canlandırılması etkili olmaktadır.
Küresel Tedarik Zincirinde Jeopolitik Kırılmalar: Çin-ABD Gerilimleri Gölgesinde İngiltere’nin Hindistan’a Yönelik Üretim Stratejisi
Son yıllarda küresel tedarik zincirleri, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yeniden şekillenmektedir. Özellikle Çin ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki ticaret savaşları, Batılı ülkeleri Çin'e olan üretim bağımlılıklarını gözden geçirmeye zorlamıştır. Bu çerçevede, Birleşik Krallık'ın (İngiltere) Çin'e alternatif olarak tarihî bağlarının güçlü olduğu Hindistan’a yönelmesi, sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir tercihtir. İngiltere'nin bu yöneliminde, üretimin jeopolitik risklerden arındırılması kadar, tarihsel olarak "Britanya İmparatorluğu"nun bir uzantısı olan Hindistan’la olan ekonomik bağların yeniden canlandırılması da etkili olmaktadır.
Çin-ABD Ticaret Gerilimlerinin Yansımaları
2018'de başlayan ve hâlen etkileri süren Çin-ABD ticaret savaşları, yüksek gümrük tarifeleri, teknoloji kısıtlamaları ve tedarik zincirlerinde siyasi risklerin artışı gibi unsurlar barındırmaktadır. ABD'nin Çin menşeli ürünlere uyguladığı ağır vergiler, Çin’in de karşılık vermesiyle büyüyen bu gerilim, yalnızca iki ülkeyi değil, küresel tedarik zincirlerinin işleyişini de ciddi biçimde etkilemiştir. Birçok Batılı ülke gibi İngiltere de, üretim süreçlerinin büyük ölçüde Çin’e bağımlı olması nedeniyle bu ticaret savaşlarının dolaylı etkilerini hissetmiştir. Çin’in yükselen iş gücü maliyetleri ve siyasi belirsizlikler de, bu rahatsızlığı artıran faktörler arasında yer almıştır.
İngiltere’nin Üretim Stratejisinde Hindistan’a Yönelişi
İngiltere'nin Çin’e yönelik üretim bağımlılığından duyduğu rahatsızlık, stratejik ve sürdürülebilir alternatiflere yönelmesini zorunlu kılmıştır. Bu çerçevede Hindistan, yalnızca iş gücü maliyeti açısından değil, İngiltere ile tarihî, kültürel ve hukuksal ortaklıklarıyla da ön plana çıkan güçlü bir adaydır. Commonwealth geçmişi, İngilizce'nin yaygın kullanımı, ortak hukuk sistemleri ve politik uyum, Hindistan’ı Çin’e kıyasla daha güvenilir bir üretim merkezi hâline getirmektedir.
Ayrıca, İngiltere’nin "Global Britain" stratejisi kapsamında, Avrupa Birliği’nden ayrıldıktan sonra uluslararası ekonomik ilişkilerini çeşitlendirme yönünde attığı adımlar da bu yönelimi desteklemektedir. 2022 yılında imzalanan İngiltere-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması görüşmeleri, taraflar arasındaki ticari bağların güçlendirilmesine zemin hazırlamıştır.
Hindistan’ın Küresel Üretim Merkezi Olarak Yükselişi
Hindistan, "Make in India" gibi ulusal üretim destek programları ile küresel üretim üssü olma hedefini kararlılıkla sürdürmektedir. Özellikle teknoloji, tekstil, otomotiv ve ilaç sanayi gibi sektörlerde çok uluslu şirketlerin ilgisini çeken Hindistan, son dönemde Apple, Samsung gibi markaların üretim yatırımlarını Çin'den kendine çekmeyi başarmıştır. İngiltere'nin bu sürece destek vermesi, hem Hindistan ekonomisine katkı sağlamakta hem de kendi jeopolitik risklerini azaltmaktadır.
Sonuç
Birleşik Krallık’ın Çin’e yönelik üretim bağımlılığından duyduğu rahatsızlık, sadece ekonomik temelli değil; aynı zamanda stratejik, jeopolitik ve tarihsel nedenlere dayanmaktadır. Çin-ABD ticaret savaşlarıyla tetiklenen bu arayış, İngiltere'yi, hem tarihsel bağlara sahip olduğu hem de ekonomik potansiyeli artan Hindistan’a yönlendirmiştir. Bu yönelim, küresel tedarik zincirlerinde yeni bir denge arayışını yansıtırken, İngiltere’nin post-Brexit dönemi dış ticaret politikalarının da temel yapıtaşlarından biri olma potansiyeli taşımaktadır.
Son Haberler
HEPSİNİ GÖSTER
MADO’dan Sürdürülebilir Büyüme Modeli: Gelenekten Geleceğe Güçlü Franchise Yapısı
Türkiye’nin köklü gastronomi markalarından MADO, sadece dondurma ve kafe zinciri olmanın ötesinde; güçlü marka kimliği, yerel pazarlara uyumlu franch...
Yaya by Hotiç, Yeni Nesil Mağaza Konseptiyle Büyüme Sürecini Başlattı
Türkiye ayakkabı sektörünün köklü markalarından Hotiç’in yeni nesil konsepti Yaya by Hotiç, franchise yatırımcılarına yönelik büyüme sürecini başla...
ÇÖPS, Maslak 1453 Açılışıyla Franchise Büyümesini Sürdürüyor
Taze ve dondurulmamış ürün yaklaşımıyla kısa sürede dikkat çeken ÇÖPS, büyüme yolculuğuna İstanbul’un önemli lokasyonlarından Maslak 1453’te açtığı...
Franchise Lokasyon Seçimi: Yanlış Lokasyonun Bedelini Kim Öder?
Franchise yatırımlarında başarının anahtarı çoğu zaman marka gücü, ürün kalitesi veya işletme deneyimi olarak görülür. Oysa pratikte franchise loka...