Dijitalleşme ve Teknoloji Okuryazarlığı Nedir?

Cuma
09.09.2022
Pandemi Dönemi, dijitalleşme sürecini hızlandırdı. Evden çıkamama hali bizi hem gündelik hayatımızda, hem de profesyonel hayatımızda dijitalleşmeye yöneltti. Pandemi, çoğu zaman, aşkların da sanal olarak yaşanmasına neden oldu... Malum, sağlık ve hijyen tedbirleri !!
 

Konumuza dönecek olursak (!) 21. yüzyıl, teknolojiyi fark eden, dijital dönüşüm yetkinliklerine sahip olanların dünyası. Dijitalleşme ve teknoloji okuryazarlığı nedir, yeni nesil dijital dönüşüm yetkinliklerinin temel özellikleri hangileridir, biraz inceleyelim. Bu arada internetin tarihçesine bir göz atalım !

İnternetin icadından çok önce, birçok bilim insanı dünya çapında bilgi ağlarının varlığını tahmin etmişti. Nicola Tesla, 1900'lerin başında "kablosuz bir dünya" fikrini benimsemişti. Paul Otlet ve Vannevar Bush gibi düşünürler, 1940'lara gelindiğinde medyanın aranabilir depolama sistemlerini tasarladılar. 1950'de internetin resmi tarihi başladı. Ağların ilk tasarımları, hükümetlerin araştırmaları ve araştırılan bilgilerin paylaşımları için kullanıldı. İnternetin ilk uygulanabilir prototipi 1959'da ARPANET'in (Advanced Research Projects Agency Network) yani İleri Araştırma Proje Ajansı'nın oluşturulmasıyla meydana geldi. Advanced Research Projects Agency Network, 60'lı yılların sonunda ABD Savunma Bakanlığı tarafından araştırma kuruluşları arasındaki iletişimi gerçekleştirmek için uygulanan bir projedir. Çok sayıda bilgisayar kullanıcısının birbirleriyle iletişim kurabilmesini sağlayan ilk çalışmalar 1962'de başlamıştır. ARPANET bir bilgisayardan diğerine ilk mesajı 1969'da iletti. Profesör Tim Berners-Lee'nin 1989 yılında "WWW" olarak bilinen bilgi paylaşım sistemini kurması ve HTML ile internet tarayıcılarının ortaya çıkması internetin sosyalleşmesini ve daha geniş kesimler tarafından kullanılmasını sağladı. 1970'lere gelindiğinde internetin sivil kullanım alanları yavaş yavaş fark edilmeye başlandı. Öncelikle üniversiteler ve araştırma kurumları internetin önemini kavradı ve adeta devrim yaratacak bu teknolojiyi farklı şehirlerdeki bilim insanları ve araştırmacılar arasında bilgi alışverişini sağlamak için kullandı. Sonrasında ise farklı ülkelerdeki bilgisayar ağları da birbirlerine bağlanarak, internetin küresel bir kapsama alanına ulaşması sağlandı.
Dijitalleşme, ulaşılabilir bilgilerin ve varolan kaynaklarınızın, örneğin dokümanlarınızın bir bilgisayar tarafından okunabilecek şekilde dijital ortama aktarılması sürecidir.


Dijitalleşmenin önemi nedir?


Bilgileriniz ve varlıklarınızı dijital ortama aktardıkça aslında süreçlerinizi de dijital ortama alarak daha modern ve yenilikçi bir bakış açısıyla hizmet vermeye başlıyorsunuz. İş yapış biçiminiz modern bir değişime uğruyor. Dijitalleştikçe süreçlerinizi daha sistematik bir şekilde ele alabiliyor, iyileştiriyor, kurumsal hafızanızı yaratıyor ve tüm bu değerlerinize kolaylıkla erişebiliyorsunuz. Örneğin, müşteri bilgilerinizi veya ürünlerinizi kişisel bilgisayarınızda saklamak yerine, İnsan Kaynakları süreçlerinizi kağıt ortamında yürütmek yerine, Online CRM Yazılımı üzerine yüklediğinizde Dijitalleşme sürecine bir adım daha yaklaşmış olursunuz.


Dijitalleşmenin avantajları nelerdir?



Dijital dönüşüm yolunda attığınız adımlar; verimlilikten güvenliğe, ortak çalışma kültürünü yaygınlaştırmaktan, maliyet avantajına kadar bir çok yararı beraberinde getirecektir. Müşteri kazanımı ve satış süreçlerini dijital ortama aktararak işlerinizi rahatlıkla yürütebilirsiniz ve dijital bir işletme olma yolunda ciddi bir adım atmış olursunuz.


Dijitalleşmek için yapılması gerekenler nelerdir?


Öncelikle mevcut durumunuzu tespit edip, Dijitalleşmenin neresinde olduğunuzu belirleyin.
Mevcut durum analizi sonrası, Dijitalleşme Stratejinizi belirleyin. Tüm çalışanlara, ekip arkadaşlarınıza, üst seviye yöneticilere Dijitalleşmenin öneminden bahsedin. Yeni dijital yetkinlikler geliştirin. Örneğin tasarım ve veriye dayalı sonuçlar üzerinden analiz yapın. Attığınız adımların sonuçlarını önceki dönemle karşılaştırmalı olarak raporlayın. Tüm bu çalışmalar şirketinizde yeni bir Dijitalleşme Ekosistemi oluşturmanıza yardımcı olacaktır.
 

Teknoloji Okuryazarlığı


Teknoloji okuryazarlığı hem teknolojinin  hem de toplumla teknoloji arasındaki ilişkinin birey tarafından fark edilmesi, teknolojinin öneminin bilinmesi ve kullanılması, bu süreçte ortaya çıkan sorunların algılanması yetilerinin bütünüdür. Diğer bir ifadeyle teknoloji okuryazarlığı, kişilerin bilgi ve iletişim teknolojilerini, hayatlarının farklı alanlarında ve başkalarıyla kurdukları iletişimde kullanması için sahip olması gereken özelliklerin toplamıdır. Teknoloji okuryazarlığını üç ana başlık altında incelemek mümkündür: bilgisayar okuryazarlığı, ağ okuryazarlığı ve dijital okuryazarlık:

Bilgisayar okuryazarlığı, bilgisayarı ve ilgili yazılımları aktif bir şekilde kullanma yetkinliğini ifade eder. Ağ okuryazarlığı ise ağ ortamında bilgiye erişmek ve kullanmak için gerekli olan yeteneklerdir. Dijital okuryazarlık da, ağ bilgisayar kaynaklarına ulaşmak ve bu kaynaklardaki bilgiyi kullanmak için gerekli becerileri açıklayan kavramdır.

Teknoloji konusundaki yetkinlik, dijital dünyayla uyum sağlamak için yeterli değildir. Bu doğrultuda çalışanların dijital sorumluluklar üstlenmesi, doğru bilgi edinmesi ve bu bilgileri doğru bir şekilde yönetmesi, paylaşması gereklidir. Bunun için de gelişmeye ve geliştirmeye yönelik isteğinin (öğrenilebilme yeteneği), değişimlere hızlı bir şekilde adapte olabilme yeteneğinin (çeviklik) ve değişmeye açık girişimci kimliğinin (merak) olması gerekmektedir. Bu üç temel yetkinlik kadar dijital dönüşüm yetkinliği olarak aşağıdaki özellikler de önemlidir.

Bireyler; Veri bazlı karar alabilmelidirler, bilgileri analiz etme yetkinliğine ulaşmalıdırlar. Mevcut ve olası sorunları stratejik bir bakış açısıyla çözüme kavuşturmalıdırlar. Yeni iş alanları geliştirmek için, gereksinimleri doğru anlayacak kapasiteye sahip olmalıdırlar. Dijital teknolojiyi kullanarak başkalarıyla iletişim kurmalıdırlar.

Elbette, teknolojiyi öğrenmeliyiz ve kullanmalıyız. Fakat bunun yanında konunun başka bir boyutu da var. Profesyonel hayatımızın dışında kalan zamanımızı dijital ortamdan biraz uzaklaşarak değerlendirebiliriz.
Fazla dijitalleşen hayat, sentetik hale gelmiş bir hayattır. Bence, insan bazen, dijital dünyadan uzaklaşıp, kendisiyle baş başa kalmalıdır, böylece daha üretken olabilir. Bu perspektiften yaklaşım da önemli.