Kurumsal İtibar Yönetimi

Cumartesi
21.01.2023
İtibar, tüm insanların diğer insanlar, markalar ve kuruluşlar hakkında zihninde canlanan olumlu ya da olumsuz değer yargılarını ifade eder.
 

Kurumsal itibar; Bir kurumun muhatap olduğu kişi ve kurumların gözünde sahip olduğu değerdir. Bir şirketin, "en beğenilen" şirketler listesinde hangi sırada olduğu, o şirketin geleceği hakkında önemli bir bilgi verir. Şirketlerin itibarlarını korumak adına işveren markasına  yatırım yapması gerekir. İtibarlı bir şirket; Nitelikli çalışanları, müşterileri ve tüketicileri mıknatıs gibi kendine çeker. Çalışanların değişimi az olur. 

Kurumsal itibar yeni pazarların kapılarını açar. Örgütün ürün ve hizmetleri için bir değer yaratır. Yönetimin, yetenekli insanları kuruluşa çekme ve onları kuruluşta çalıştırma kabiliyeti sağlar. Ürün ve hizmetlerin kaliteli olması, talebin devam etmesine olanak verir. Finans bakımından yeterli olması ve uzun vadeli yatırım değerinin olmasını sağlar.

İnsanların markanızı duyduklarında aklında olumsuz şeylerin canlanmamasını istiyorsanız, itibar yönetimi için sağlam stratejiler hazırlanmalı ve stratejiler alanının uzmanları tarafından işleve dökülmelidir. Kurumsal İtibar Yönetimi sadece tek bir sefere mahsus işlemlerden değildir. Kurumun her zaman itibarının çeşitli kanallardan kontrol altında tutulması ve gerektiği aşamalarda desteklenmesi, çözümlenmesi gerekir.

Sosyal medya söz konusu itibar yönetimi olduğunda en önemli kriter. Sosyal medyayı sadece aktif kullanmanız hiçbir işe yaramaz. Tüm platformlarda var olma maratonuyla uğraşmak ve her içeriği deliler gibi yaymak yerine insanlarla sosyal medya üzerinde bağ kurmayı ve onlarla etkileşime geçmeyi deneyebilirsiniz. Aktif olan hesaplar elbette güzel bir itibar yönetimi için önemlidir ancak kuru kuruya etkileşimsiz hesaplarınızın aktif olması kendinizi kandırmaktan başka hiçbir işe yaramaz.

Hedef kitlesini memnun edemeyen kuruluşlarda, itibardan söz etmek söz konusu bile olamaz. Çünkü itibar, müşteri ya da tüketicinin alt tolerans eşiğidir. Bunun için iletişim yönetimi, tüm kurum ve kuruluşlar için 'olmazsa olmaz'lardandır. İç iletişim ve dış iletişim iyi yönetilmelidir. İletişimin tüm kanalları önceden planlanmalıdır. Burada kritik nokta, yöneticilerin ve çalışanların kurumu nasıl gördüğü ve görmek istediği ve hedef kitlenin nakledilen kimliği nasıl algıladığıdır ki bu algı, itibarın biçimini oluşturur. Peki bunun için ne yapmalı? Her şeyden önce;

*  Hedef kitle saptanmalı,

*  Kurumla hedef kitlesi arasında sağlıklı bağlar kurup geliştirecek, kurumun toplum içindeki algısını kuvvetlendirecek projeler üretmeli,

*  Kurumun, kurumsal hedeflerini destekleyecek özel etkinlikler planlamalı ve iletişimi yapılmalı,

*  Bilim, eğitim, spor, çevre, kültür ve sanat dallarında sponsorluk projeleri geliştirilmeli,

 *  Kamuoyundaki gelişmeler ve toplumsal akımlardaki değişmeler, kurum tarafından yakından takip edilmelidir.

*  Üst yönetimi, sektöründe saygın, güvenilen, danışılan ve referans kabul edilen kişiler olarak konumlandırmak şarttır.

Kurumsal itibarın temelini 'güven' oluşturur. Güven, nasıl bireyler için hayati önem taşıyan bir his ise, işletmeler için de benzer etkiyi gösterir: "Güven ortadan kalktığı zaman; En güçlü hükümetleri, en başarılı şirketleri, en etkin liderleri, en sağlam arkadaşlıkları, en kıymetli karakterleri ve en büyük aşkları yok edebilecek tek şeydir."

Her şirket ya da markası öne çıkan kurum, bir senfoni orkestrasına benzer.

"Kurumsal İtibar Yönetimi" de o orkestradaki tüm çalgıların, aynı bestenin notalarını,

belirlenen ahenk içinde çıkarmasının sağlanmasıdır. Orkestra bunu başaramadığı takdirde nasıl gürültü kirliliği oluşursa, kurumlar da bunu başaramazsa iletişim kirliliği ile karşı karşıya kalır.  

Kurumsal itibar, gerçekler ve algıların bileşimidir. Kurum itibarı o kurumun performansı, ürün ve hizmetleri, faaliyetleri ve gelecek beklentileri ile ilgili sosyal kitlelerin toplam algısından oluşur. Kurumsal itibarı yaratmak ve yönetmek stratejik bir yaklaşım gerektirir. Stratejik iletişim ise, kurumun iş hedefleri doğrultusunda bu farklı beklentilerin ve algıların yönetilmesidir. Yapılan bir araştırmada (Harris Raporu) binlerce CEO'nun 'Sizce kurumunuzun yönetilmesi gereken en önemli 'kıymeti' nedir?' sorusuna % 96 oranında verdikleri tek yanıt: 'Yönettiğimiz kurumun itibarı' olmuş...

Kurumun itibarını oluşturmak zor ve uzun bir süreçtir. Bu nedenle markalarımızı kriz sırasında korumak için önceden kriz yönetimi ile ilgili planların hazır olması gerekmektedir. Zamanla her şey unutulmuyor, izi kalıyor. '

'Kurumsal itibarın sadece bir iletişim disiplini olarak değil, üst yönetimin asli işi ve gündemi olarak görülmesi şarttır.'

İyi bir itibar, kuruma şu avantajları getirir:

=Müşteriler o kurumun ürününe daha fazla öder.

=Personeli kurumun başarısına daha fazla katılım gösterir.

=Yetenekli ve tecrübeli adaylar o kurum ile çalışmak isterler.

=Yatırımcılar kendilerini daha güvende hissederler.

=Medya, o kurum hakkında daha pozitif davranır vs.

Söylenti ve dedikodu ortamları örgütlerin iş düzenini yıkıcı etkiye sahiptir. Çalışanlarda kaygı, endişe, korku, huzursuzluk gibi moral çöküntülerine yol açar. Söylenti akımını engelleyecek en önemli yöntem; İlerişim kanalları yoluyla çalışanlara doğru bilgilerin iletilmesidir. Diğer bir deyişle, yeterli ve doğru enformasyonun gerçekleşmesidir. 

Yazımı itibarın önemini en iyi anlatan sözlerden biri ile tamamlıyorum:

William Shakespeare : 'Para kesemi çalan değersiz bir şey çalmış olur. Fakat benim ismimden bir şey çalarsa beni gerçekten fakir bırakmış olur.'


Gayrimenkul & Karma Proje Genel Müdürü