Markalar İçin Yurtdışında Büyüme Rehberi : Uluslararası Yasal Mevzuatlar

Markalar uluslararası ölçekte büyüyebilmeleri  için aşılması gereken engellerin ne olduğunu çabucak öğrenmelidirler.Küresel ekonomi ve artan seyahat ve iletişim nedeniyle dünya küçülürken, kültürel, yasal ve yerel iş uygulamalarındaki farklılıkları anlayıp doğru strateji ve bilgiyle hedeflenen pazarlarda ki başarı yolu açılır.  

Markanız için franchise ile uluslararası büyüme yolculuğuna başlamadan önce markanızın yurtiçi operasyonunuzun durumu, uluslararası operasyonları destekleme yeteneği ve başarılı bir uluslararası büyümeyi finanse etmek için mali yeterlilikleriniz hakkında kapsamlı bir değerlendirme yapmanız gerekir.

Uluslararası Yasal Mevzuatlar

Türk  hukuk ilkeleri baz alınarak uluslararası sözleşmeler yapmak pek doğru olmayacaktır. İş yapılacak ülkelerde ki yerel ticaret hukuk kuralları hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Birçok ülkenin yapılandırılmış bir yasal ortamının olduğunu anlamak, bir markayı uluslararası olarak başarılı bir şekilde büyütmeye yardımcı olacaktır. Çoğu Türk markası sözleşmeye dayalı ilişkilere büyük ölçüde güvenmektedir; bununla birlikte, diğer birçok ülkede, insanlar bir sözleşmeye güvenmek yerine önce ilişkilere dayalı olarak iş yaparlar ve de bu çok önemlidir.

Markalar, uluslararası çapta franchise işlemlerinin nasıl müzakere edileceğini belirlerken bir şeffaflık spektrumunu göz önünde bulundurmalıdır. Örneğin, Singapur, Avustralya ve Birleşik Krallık gibi son derece şeffaf ülkelerde, en iyisi sözleşmenin ayrıntılarına odaklanmak ve potansiyel müşteriler veya avukatları ile müzakere ederken ayrıntılı bilgi edinmektir. Çoğu Latin Amerika ülkesi, Orta Doğu ve Çin'de, odak noktasının yatırımcı ile sağlam bir ilişki kurmaya kaydırılması şiddetle tavsiye edilir.

Franchise için özgü yasaların bulunmadığı birçok ülke, franchising için özel düzenlemeleri  hayata geçirmeyi düşünmektedir. Franchise sisteminin ihtiyaçlarını tam olarak karşılamayan mevcut yasalar işin geliştirilmesini zorlaştırmaktadır..Mevcut yasalar yatırımcıları sahtekarlıktan veya deneyimsiz olmalarından kaynaklı hatalardan korumayı amaçlasa da bazen yatırımcıları bunaltabilir ve işlemleri daha hantal hale getirebilir.

Sonuç olarak, anlaşmaları yerelleştirmek ve yerel danışmandan destek almak şarttır.Örneğin ABD'de uygulanan anlaşmalar, medeni hukuk ilkelerinin olduğu ülkelerde uygulanan ortak hukuk kavramlarıyla paralellik göstermektedir: Amerika Birleşik Devletleri'nde yaygın bir uygulama olabilecek şeyler, birçok Latin Amerika veya Orta Doğu ülkesinde anlaşılamayabilir. Örneğin, Şeriat hukuku kapsamındaki  bazı Arap ülkelerinde geç ödeme için faiz teriminin kullanılması kamu politikasına aykırı olarak görülür.Kültürel, kavramsal ayrışmayı anlamak, gereksiz zaman harcamayı ve hayal kırıklığından bizleri kurtarabilir.

Örneğin uluslararası bir anlaşma için görüşmeler yaparken, Türk avukatların hazırladığı Türkiye şartlarına göre hazırlanmış olan franchise sözleşmesinin her ilkesine katı bir şekilde bağlı kalmaktan kaçınılması gerekir. Uluslararası olasılıklar ile uğraşırken her zaman uzlaşmaya yer olmalıdır ve buna göre sözleşmeler yerele göre güncellenmelidir. Türk yasalarının uygulanmasında ısrar etmek, anlaşmanızın iş yaptığınız bölgede ki yerel hukuk mevzuatı için   uygun olmayabilir. Unutmayın, bir Türk mahkemesi kararı elinizde olsa bile bu iş yaptığınız ülkede icra edilemez.

 

Mesut Süren
Author
Mesut Süren
CEO | Franchise ve Perakende Danışmanı